Karga, Melek ve Günışığı

İyi YÜREKLİ İNSANLAR aranıyor...



Giriş
Sayfalar
Bağlantılar
Arama

Şimdi yeni bir maceranın peşindeyim !

Ağustos 6, 2010 by

Online oyun dünyası içinde olanlar beni çok net anlayacaktır; bu dünyadan kopmak çok zor !

Şimdi League of Legends macerası ile bu dünyanın içerisinde yol almaktayım. Strateji desen strateji, heyecan desen heyecan, keyif desen keyif, PvP desen alayına PvP. İtemler, potlar, armorlar, silahlar :) Tam benlik şeyler :p

Oyunlar 30 ile 60 dakika arası sürüyor ve süper keyifli geçiyor (tabi bu keyif oynadığınız takıma da bağlı).

Benim gibi online oyun dünyasından kopamayan ama fazla da vakti olmayan kişiler için harika bir seçenek. Eski bir DOTa cı da değilim. Yani öğrenmek o kadar zaman almıyor. Ama taktikleri kapmak, oyunun iç mekaniğini öğrenmek için biraz dayak yemeniz gerekiyor.

Ücretsiz olması ayrı bir artı puan tabi ki. Onca yol blizzarddaki çalışanların elektrik faturasını ödedikten sonra ücretsiz oyun ayrı bir çekici gelmiyor insana :)

Buyrun tanıtım videosu:

Her maceranın bir sonu vardır

Temmuz 2, 2010 by

Dört yıllık oyun süresince üç main classdan (warlock , paladin ve druid) sonra hesabımı ve içindeki her şeyi kâr amaçlı olmayan bir satış sonucu bir arkadaşıma devredip, world of warfraftı bırakmış bulunmaktayım.

Evet ecnebilerin de dediği gibi “I’m done…”

Artık yaşasın starcraft 2, dragon age, diablo 3 ve Star Wars: The Old Republic !

Elune be with you !

Fotoğraf galerisi

Temmuz 2, 2010 by

Google’ın picasa ve diğer bazı ücretsiz hizmetlerinde Türkiye’ye yaptığı kelekten sonra elin gavuruna güvenilmeyeceğini bir kez daha anlayıp, fotoğrafları güzel bir galeri programıyla site altından yayınlamaya başladım.

Fotoğraflara http://karga.rocktr.com/galeri adresiyle erişim an itibariyle mümkündür.

Saygılar.

Harika bir hafta sonu ve harika bir balık avı

Haziran 16, 2010 by

İzmir’de bu cumartesi gecesi dört arkadaş ile yaptığımız ve açıkçası şimdiye kadar hiç bu kadar bereketli geçmeyen avımızı paylaşmak isterim.

Yine vakit buldukça yaptığımız gibi pazar sabahından bot ile av bölgemizde avlanmayı planlıyorduk. Arkadaşlardan biri şu harika öneriyi sundu; “neden cumartesi akşamdan gidip, gece avlanmıyoruz ?” İş-güç nedeni ile bu avlakta hiç gece avına kalmadığımız için ne ile karşılaşacağımızdan emin değildik.
Bu öneri üzerine cumartesi iş çıkışların ayarlandı.

Nitekim saat 19:00 gibi av bölgemizde olduk ve suya açıldık.

Oltamıza ilk gelen bir izmarit oldu. Avlakta bolca izmarit olduğunu bildiğimizden ilk düşünceler “yine bol izmaritli bir av” diye düşündürdü bizi. Nitekim ilk avlarımız izmarit ve gopez olmuştu. Ufak isparozlar yine oltamızın vazgeçilmez müdavimlerindendi. Ama vakit geçtikçe vuruşlar gittikçe güzelleşti.
Gün batmak üzereyken biz üç mercan, bir kaç iri karagözü livarımıza atmıştık ki bu bile bizim için yeterliydi aslında. Çünkü akşam suyuna bu avlağa ilk defa gelmiştik ve boş dönmek bile bizi üzmeyecekti. “Sonuçta denedik, olmadı.” deyip geri gelecektik. Nitekim en son sabahladığımız Pamucak avımız bizi pek memnun etmemişti.

Gün batımından sonra rüzgarın yön değiştirmesi bir kaç saat sessizlik getirse de saat 23:00 e doğru balık iri karagözlere doğru dönmeye başladı. Peşinden ilk çipura da geldi. Sonra dördüncü mercan.

Gece saat 01:30 gibi Ali arkadaşım ardı ardına 15 dakikada 5 tane çok güzel kaba lidaki/çipura çekerek belkide aramızda bir daha kırılamayacak bir başarıya imza attı. Herkesin en az bir çipura da çekmiş olduğunu düşünersek keyfimize diyecek yoktu.

Avımızı, yemimizin de bitmesiyle 02:30 sularında tamamladık. Hattaki Serkan arkadaşımız botun içine düşen sülünezle hazırladığı son oltası ile son çipurayı tutması keyfimize ayrıca bir keyif kattı.

Tarih: 12.06.2010

Kullanılan takım: Klasik üçlü dip oltası
İğneler: Mustad 1251C veya benzer özelliklerde 3 ilâ 5 numara iğne
Yem: Sülünez, kum boru kurdu (genelde sülünezle alındı balıklar)
Yer: İzmir, Foça tarafı

Tebliğ 2/2 ye uyulmuştur :)

12 adet kaba lidaki/çipura, 4 adet mercan, oldukça güzel karagözler, isparozlar, 1 adet gopez, 4 adet izmarit.

Yoksa bu yeni bir başlangıcın işareti mi ? (Q2 2011)

Nisan 6, 2010 by

Barış bir yalan; sadece tutku vardır.
Tutku ile, kuvvet kazanırım.
Kuvvet ile, güç kazanırım.
Güç ile, zafer kazanırım.
Zafer ile, zincirlerim kırılır.
Güç beni serbest bırakacaktır.

—Sith Kodu

Her zaman tutan fırında çipura tarifi

Mart 30, 2010 by

Çok yemek yapma / mutfak meraklısı değilimdir ama babadan et ve et ürünlerini güzel pişirmeye karşı bir ilgim var. Buna mangal kültürünün ev ortamına yansımış hali diyebiliriz sanırım :p

Karadenizlilikte olduğundan balık ayrı bir değerlidir benim için. Özellikle egeye geldikten sonra tanıştığım çipurayı nasıl güzel ve lezzetli pişirebilirim diye bir çok tarif denedim. Biraz sağdan, biraz soldan topladığım bilgiler ile her zaman güzel sonuçlar veren bu tarifi de buradan paylaşmak istedim.

Çipuranın bile kültür ve deniz çipura diye ayrıldığı şu ortamda kilosuna 30 TL den fazla vermiyorsanız muhtemel o kültür çipuradır. Kipa’daki pınar kültür çipuraları keseme uygun hem de lezzetli olduğu için ben balığı oradan alıyorum. Tabi hiç bir balık kendi tuttuğunuz kadar lezzetli olmuyor ama her zamanda çipura oltaya gelmiyor.

Ufak bir bilgiyi de burada paylaşayım. Büyüklerimizin verdiği bilgiye göre  boydan ve şekilden de fark edilebilecek kültür/deniz çipura farkı alyanağından da çok rahat şekilde tespit edilebilir. Kültür çipuraları mümkün mertebe hızlı bir şekilde büyütüldüğünden yanaklarındaki allık belirsiz ve soluk oluyor. Ama deniz çipurasının yanağındaki allık parım-parım parlıyor ! Ayrıca kültür çipurası kalın pullu olurken deniz çipurasının çok daha ince pullu oluyor. Sırtını kazıdığınızda neredeyse pul bile göremiyorsunuz ! Bu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun. Neyse gelelim tarife;

Malzemeler;
2 adet çipura
1 Domate
1 Soğan
1 Sarımsak
1 Limon
4 yaprak Defne yaprağı
Maydanoz
Zeytinyağı
Karabiber
Tuz (mümkünse deniz tuzu)

Balıkları güzelce temizlemek ile işe başlanmalı. Üst, alt ve yan yüzgeçler bıçakla kesilmeli. (Kafasını kesmiyorsunuz ! Piştikten sonra yanağının altındaki bulacağınız ilik kıvamındaki etinin tadı ayrı bir güzeldir çünkü) Özellikle karın içi temizlenirken en içte siyah bir leke bulacaksınız. O siyah leke bıçakla kazınmak suretiyle tamamen temizlenmeli ! (Temizlenmiş alsanız bile bu siyahlığa dikkat edin. Genelde atlanıyor) Temizlenen balık hafif tuzlanarak suyunu salması için bir kenara alınmalı.

Borcam içerisine alüminyum folyo serilir, içerisine dometes, soğan yuvarlak şekilde kesilmek suretiyle koyulur, sonra balıklar üzerlerine konulur. Balıkların arasına ve üstüne sarımsak, defne yaprağı, maydonuz, limon dağıtılır, karabiber serpiştirilir. Sol olarak üzerine zeytin yağı gezdirilir.

Alüminyum folyo kapatılıp, üzerinden 3-4 yerine bıcak ucu ile delik açılarak 220 dereceye önceden ısıtılmış fırında 30 dakika pişilir. Sonra alüminyum folyonun üstü açılır ve üstü açık 5-10 dakika daha fırında pişirilir.

Lokum gibi balık ! Parçalamadan servis tabağına alınıp, sıcak sıcak servis yapılması önemle rica edilir.

Afiyet olsun.

Ben malımı bilmez miyim !

Ocak 11, 2010 by

Eldeki servis sağlayıcı TTnet olunca geleceği görmek için müneccim olmak gerekmiyor; bakınız 4 Ocak 2010 yazdığıma “2 mbps bağlantı alabildiğim için şükrediyorum”. EDİYORDUM !

Cumartesi gecesi (pazarın ilk saatlerine kadar) sorunsuz bir şekilde kullandığım 2 mbps bağlantım pazar 11:00 de gitmişti ve bütün gün gelmedi ! Yine arıza kaydı bıraktık, modem arızası olmadığına emin olmak için bugün iş yerine modemi getirdim ve kontrol ettim. Modem canavar gibi;  ADSL yi hattını tak alıyor -ki buradaki adsl sinyal kaliteside evdekinden pekte farklı değil- . Ama evde ADSL lambası sürekli yanıp sönmekte. Modem de bu arada eski efsanelerden USR 9106 !

Modemi sağlam görünce açayım 444 0 375 Alice harikalar dünyasına telefonu, yumayım gözümü dedim ama işte…

TTnet ten mükemmel çözümler !

Ocak 4, 2010 by

İtiraf ediyorum; TTnete güvenip, 8 mbps bağlantıya geçmek gafletinde bulundum ! Şu anda 2 mbps kullanıyorum :)

6 mbps den kopmalar olduğu için 4 mbpse indim. 4mbpsden düşmeye devam 2 mbps e …

4 mbps e indirildiğim zaman adamları aradım ve dedim ki “Hattımdaki ADSL sinyal kalitesinde 20 dakika bir düşme oluyor. Modemden izliyorum. Gelen hat kalitesi 13 dblerde iken birden 2db ye 3db ye düşüyor ve bağlantım kesiliyor. Kontrol edilmesini istiyorum” dedim.

Gel kabloları kontrol et, bir şeyler yap değil mi ? Hızımı 2 mbps e indirip, geçmişler.

BUNA DA ŞÜKÜR. TTNET GİBİ BİR FİRMADAN 2 MBPS GİBİ BİR HIZLA KESİNTİSİZ BİR BAĞLANTI ALABİLDİĞİM İÇİN (Kİ DAHA DÜN KULLANDIM BİLMİYORUM ONDA DA DÜŞMELER OLABİLİR) HALİME ŞÜKREDİYORUM.

TEŞEKKÜRLER TTNET.. İYİ Kİ VARSIN !

Panda 2010 Internet Security rezaleti ! Aman uzak durun!

Kasım 23, 2009 by

Yazının ana teması; panda kullanmanın ne kadar tehlikeli ve sakıncalı olduğu yönündedir ! Yani bir güvenlik yazılımı nasıl bu kadar dandik olur, anlamak mümkün değil !

Windows 7 açılış partisinde panda bu yazılımın bir yıllık lisansını ücretsiz dağıttı. O zamanlarda avira antivir’in lisansı bitmek üzereydi. Lisanslı yazılım olsun, güncellemede sorun yaşamayalım, panda ile yoluma devam edeyim dedim. Demez olaydım !

Arkadaş iş yerindeki bilgisayarıma internet kafeden getirdiği USB yi takmış. Ondan oyun filan istemiştim. Neyse. USB içerisinden onlinegame spy tarzı bir trojen mevcutmuş. Panda akıllısının trojenden haberi yok ! Olabilir ! Çok açık söylüyorum OLABİLİR ! Zaten dandikliğinin nedeni bu değil ! Sisteme bulaştı ve world of warcraft hesabımın şifresinin çalışmasına neden. Blizzard e posta gönderdi “senin hesap nanaylarda” diye. Neyse blizzard hesabı suspended yaptı, bıraktı. 10 gündür de onu bekliyorum. O ayrı bir konu.

Malware anti-malware. Hemen taradım, trojen sistemde. Malware sorunsuz temizledi sağolsun. Yaktın beni panda dedim. Güncelsin ama trojeni tanımıyorsun ! Dosyayı panda merkeze gönder diye bir seçenekte var. Dedim trojen yenidir, tanımadı herhalde. Merkeze göndereyim sisteme eklesinler. Aradan 1 hafta geçti. Yine şirket içindeki bir fotoğraf makinasını içerisinde aynı trojen ! Makinayı taktım, belleği içerisine girdim. Gizli dosyaları göster açık olduğu için trojenin .exe sini gördüm. Hatta Panda da gördü ve “zararlı yazılım” olarak algıladı. Ama birden dosyalar görünmez oldu. Geçmiş olsun trojen sisteme bulaştı !

Yani bu nasıl bir güvenlik programıdır ki geçtim güncel halde trojeni tanımamasını “zararlı yazılım” olarak algıladığın bir trojeni bile sisteme bulaşmasına engel olamıyor ! Trojeni yine malware anti-malware ile temizledim ve pandaya “yar saçların lüle lüle, hadi sana güle güle” edalarıyla uninstall ettim. Birde utanmadan  kaldırırken “düşüncenizi bizimle paylaşın” yazmışlar. O sinirle oraya neler yazdığımı tahmin etmek zor değil !

Peşi sıra hemen ESET NOD32 kurdum ve test amaçlı trojenli fotoğraf makinasını tekrar takdım. ESET canavar gibi dosyaları buldu ve direkt temizledi !

Bu hikayeden ne çıkarıyoruz ? Kargadan dost, Pandadan post olmaz :)

TTnet …..!

Nisan 3, 2009 by

Ülkeme ADSL geldi, hizmet geldi diye sevindik. Eskiden 56kbps dial-up kullanIrdIk ve 3-4 kb download ederdik. Şimdi 4 mbps baĞlantImIz var da ne oldu ? İŞte olan bu !

Rezillik, adilik, ÜÇkaĞItÇIlIk, sahtekarlIktan baŞka bir Şey deĞildir bu ! YazIklar olsun size… Öyle yada bÖyle alternatifiniz gelecek bu Ülkeye. O zaman hesaplaŞacaĞIz !

VDSL2 gelecekmiŞ… Ulan 22 getirsen ne yazar! GÖrÜyoruz 4mbps baĞlantInIn halini. 32 mbps ile 24kb mI olacak download hIzImIz ?